Ana Sayfa ANA SAYFA Türkiye’nin kadın futbolu karnesi

Türkiye’nin kadın futbolu karnesi

2,133 gösterim
0
Spread the love

Fransa’da düzenlenen 2019 Kadınlar Dünya Kupası  dünya basınında gözler başarılı takımların, yıldızı parlayacak sporcuların, hikayelerin üstünde.

Fransa’da düzenlenecek 2019 Kadınlar Dünya Kupası öncesinde dünya basınında gözler başarılı takımların, yıldızı parlayacak sporcuların, hikayelerin üstünde. Son zamanlarda seyirci rekorları, eşit gelir tartışmaları, cinsiyet ayrımcılığının durması için yapılan çalışmalar sıklıkla gündeme geliyor. Dünyada kadın futbolu gelişmeye doğru hızla ivme kazanırken, Türkiye’de durum nasıl diye merak ettik. UEFA’nın en son 2017 yılında yayınladığı, kadın futbolunu temel başlıklar üzerinden incelediği “Women’s Football Across the National Associations (Ulusal Yönetimler Genelinde Kadın Futbolu)” raporu incelendiğinde, dikkat çekici rakamlar ortaya çıktı.

Türkiye’nin kadın futbolu karnesi
Türkiye – Almanya 

Nüfus, bir spora ilgi konusunda belirleyici etmen olarak düşünülüyor. İzlanda’nın Euro 2016’da gösterdiği başarılarıdüşük nüfusuna rağmen elde ettiğinin düşünülmesi buna bir örnek. Buradan yola çıkarak, 82 milyonluk nüfusa sahip Türkiye’ye, Avrupa’da en yakın nüfuslu ülke olan 82 milyonluk Almanya’yı karşılaştıralım:

Dünya Kupası öncesi kadın futbolunda Türkiye’nin güncel FIFA sıralaması61’ken, Almanya ikinci sırada yer alıyor. Almanya’da kadın futbolunun başlama tarihi 1970, Türkiye’de ise 1992 kabul ediliyor. Dünyada toplam 1,365,524 kadın futbolcu bulunuyor.

İki ülke arasında göze en fazla çarpan farklardan biri lisanslı kadın futbolcu sayısı.

Türkiye’de kayıtlı kadın futbolcu sayısı: 40,213. Bunların sadece 3,122’si 18 yaş üstü. Geriye kalan 37,091 sporcu 18 yaşının altında. Almanya’da kayıtlı kadın futbolcu sayısı 203,756. Bunların, 92,575’i 18 yaş üstüyken, 111,181’i 18 yaş altı. 18 yaş üstü futbolcu sayısına bakıldığında Türkiye, Almanya’dakilerin %3,37’si kadar kadın futbolcuya sahip.

Ülkelerin futbolcu sayıları, takım sayılarına da yansımış durumda. Türkiye’de kayıtlısenior (en üst seviye)” takım sayısı127. Futbol piramidinde üç kategori var ve en üst seviye ulusal ligde 10 takım oynuyor. Almanya’da ise kayıtlı senior takım sayısı4402. Futbol piramidinde sekiz ayrı kategori var ve ulusal ligde 12 takım oynuyor. Türkiye, Almanya’daki takım sayısının %2,88’i kadar takıma sahip durumda.

Bütçelere bakıldığında fark derinleşiyor. Türkiye’de kadın futbolu için ayrılan bütçe 2,500,000 €. Almanya’da bu bütçe 10,770,000 €.

Türkiye’de okul müfredatında futbol yer almıyor. Kulüpler ve okullar arasında resmi bağlantılar yok. Almanya’da durum tam tersi, oldukça olumlu. Türkiye’de çocuklar 12 yaşına kadar karışık takımlarda oynarken Almanya’da 16 yaşına kadar oynuyorlar. Rapora göre Türkiye’de kadınların en fazla katılım sağladığı spor voleybol, Almanya’da ise futbol. Türkiye, UEFA Grassroots sıralamasında gümüş, Almanya ise altın seviyede yer alıyor.

Raporda, kadın antrenör ve hakemler konularına da değinilmiş. Türkiye’de 22 nitelikli kadın hakem görev yapıyor ve bu hakemler erkek maçlarını da yönetiyorlar. Yönettikleri en üst seviye lig, Erkekler 2. Ligi. Ancak bunu geliştirmek için ülkemizde herhangi bir çalışma yok.

Türkiye’de 548 Uefa Pro Lisans sahibi antrenör var ve bu antrenörlerin içinde hiçkadın yok. Kadın antrenörlerin en fazla sahip olduğu antrenörlük lisansı Ulusal C lisansı. 149 kadın antrenör bu lisansa sahip.

Almanya’da 2253 nitelikli kadın hakem var. Erkek maçlarını da yönetiyorlar, hem de Bundesliga’da. Bundesliga’da maç yöneten ilk kadın hakem Bibiana Steinhaus’tu. Ülkenin UEFA Pro Lisans sahibi erkek antrenör sayısı 861, kadın antrenör sayısı ise 26. En fazla kadın antrenör 2324’le Ulusal C lisansında var. Almanya’da da kadın antrenörlerin çoğunluğu, Türkiye’de olduğu gibi Ulusal C lisansına sahip.

Tabii ki son olarak seyirci sayılarını kıyaslamak gerekir. Türkiye’de milli takımın maçlarını izleyen ortalama seyirci sayısı 750 iken Almanya’da bu sayı 6865. Türkiye’de Ulusal lig maçları ortalama 200 seyirci izliyor. Almanya’da ise 946. Ülkemizde, kadın futboluna yönelik, seyirciyi arttırma çabası güden sosyal medya kampanyaları yok. Almanlar ise bu tip sosyal medya kampanyalarını sürekli olarak düzenliyorlar.

Farklı ülkeler farklı sonuçlar

Almanya – Türkiye karşılaştırması; nüfusun fazla olmasının sporcu sayısına, futbola gösterilen ilgiye, raporda dikkat çekilen başlıklara yararı olmadığının göstergesi gibi. Ama güçlü bir örneğe daha ihtiyaç duyarsak, FIFA sıralamasında ilk 10’daki en düşük nüfuslu ülke olan İsveç’e bakabiliriz.

İsveç’in 10 milyon nüfusu var. Kadın futbolunun başlangıcı 1970’e dayanıyor. Ülkedeki kayıtlı kadın futbolcu sayısı 117,729. Bunların 24,506’sı 18 yaşının üstünde. Kuzey ülkesinde 106 kadın futbol takımı var ve kadın futbolunun toplam bütçesi 5,772,000 €. Futbol, okul müfredatlarında var ve ülkede en fazla tercih edilen spor konumunda. Ülkede 10 UEFA pro lisansına, 3300 UEFA C lisansına sahip kadın antrenör var. 248 kadın hakem, erkek liglerinde en fazla dördüncü lig düzeyinde maç yönetebiliyor ama bunu geliştirmek için çalışmalar yapılıyor. İsveç Milli Takımı maçlarını ortalama 5,736 seyirciye oynuyor. Ulusal lig karşılaşmalarının ortalama seyirci sayısı 815. Kendilerinden sekiz kat fazla nüfusa sahip ülkeleri sporcu sayısında geçiyor ve onlara rakip oluyorlar.

Akıllara, “Kadın futbolundaki gelişmenin yavaş olması kadın liglerinin, kadın milli takımlarının geç kurulması olabilir mi? İsveç gibi, kadın futbolunun daha erken oynanmaya başladığıülkeler, bu sebepten önde olabilir mi?” soruları gelebilir. Cevaplar için futbolun doğduğu topraklara gitmek ilginç bir örnek olabilir. İngiltere her ne kadar modern futbolu dünyaya sunan ülke olsa da kadın futbolunun, Türkiye’den bir yıl daha geç, 1993 yılında oynanmaya başladığı kabul ediliyor.

İngiltere’de 29,502’si 18 yaş üstü olmak üzere toplam 102,804 kadın futbolcu var. Ülkede 1,789 kadın futbol takımı bulunuyor. Futbolun bütçesi 15,447,385 €. Futbol, bazı okullarda müfredatta futbol bulunuyor. 7 UEFA pro lisansına, 4,778 UEFA C lisansına sahip kadın antrenör var. 1,301 kadın hakem görev yapıyor. Lionesses lakaplı İngiliz Kadın Milli Takımı, maçlarını 7,056 seyirci ortalamasıyla oynarken, lig maçlarını ortalama 1,128 kişi takip ediyor. İngiltere FIFA sıralamasında üçüncü sırada yer alıyor.

Nüfus gibi kuruluş yılının da benzer sonuçlar çıkarmaması, önemli olanın ülkenin bu spora olan ilgisi, yaptıkları çalışmalar ve konuya yaklaşımı olduğunu ortaya koyuyor.

Son şampiyon

Bambaşka bir ülkeye, dünyanın en başarılı takımına sahip olan ABD’ye farklı bir yönden bakalım. FIFA sıralamasında en üst sırada olan takım, yedi kere düzenlenen Dünya Kupası’nıüç kez kazandı, dört kez de olimpiyat şampiyonu oldu. ABD kadın futbol takımı, başarıları kadar kırdığı rekorlarla da öne çıkıyor. Şampiyon oldukları 2015 FIFA Kadınlar Dünya Kupası finali, 23 milyona ulaşan izleyici sayısıyla ABD’de kadın-erkek futbol maçları içerisinde en fazla izlenen futbol maçı oldu. Bu Dünya Kupası’na son şampiyon olarak katılacak ABD Kadın Milli Takımı’nın Twitter’da 2.2 milyon, Instagram’da 1.2 milyon takipçisi var. Türkiye Kadın Milli Takımı’nın, ayrı bir sosyal medya hesabı dahi yok. Türkiye Kadın Milli Futbol Takımı’nın Erkek Milli Takımı ve genç takımlarla ortak kullanılan bir Twitter hesabı bulunuyor.

Bu sene dünyada kulüpler bazında seyirci rekorları üst üste geldi. 60,739 kişinin izlediği Atletico Madrid– Barcelona maçı, dünyada en çok kişi tarafından izlenen kadınlar kulüp maçı olarak kayıtlara geçti. Cinsiyet ayrımcılığı daha çok konuşulmaya başlandı. Medya, 2019 Dünya Kupası’nın da etkisiyle gözlerini kadın futboluna çevirdi. Ülkemizde ise VISA Team Athlete verilerine göre, son bir yılda kadın futbolu hakkında sadece 107 haber yapıldı. Bu sayı, bir yılda yapılan tüm haberlerin yalnızca binde altısına denk geliyor. Yine Visa verilerine göre Türkiye’de lisanslı futbolcuların yalnızca %1’i kadın. Rakamlar bu kadar vahim değilmiş gibi, 12 Mayıs’ta ALG Spor – Beşiktaş arasında oynanan Kadınlar 1. Ligi final maçında, spordan çok taraftarların ırkçı ve cinsiyetçi söylemleri öne çıktı.

Tüm rakamlar, veriler ve yaşananlar gösteriyor ki ülkedeki futbol başarısını ya da durumunu nüfus, kuruluş yılı, ekonomi gibi etmenler belirlemiyor. Başarılı ülkeler; okullarla, kulüplerle çalışarak, eksik oldukları konularda çalışmalar yaparak ve en önemlisi medyayı doğru kullanarak ilgiyi arttırıyor. Seyirciyi çektikçe ekonomi ve duyarlılıklar büyüyor. Spor böylece gelişiyor. 82 milyon nüfusa sahip ülkemizde, futbol gibi çok sevildiği iddia edilen bir spor adına, karşılaştırmalarla çıkan veriler üzüntü verici. Gelecek dünya kupaları öncesinde “Dünyada kadın futbolu gelişirken durumumuz ne?” konulu haberler yapmak yerine, başarıların, çalışmaların, rekorların haberlerinin yapılabilmesi için konunun çok daha ciddi bir şekilde ele alınması gerektiği net bir şekilde gözüküyor.

Hazırlayan: Betül USTA

Kaynak: EuroSport.com

Yorum yazmak istiyorum.

Yorum Eklendi