Ana Sayfa ANA SAYFA Futboldaki kadınlara hâlâ bir küçümsemeyle yaklaşılıyor.

Futboldaki kadınlara hâlâ bir küçümsemeyle yaklaşılıyor.

284 gösterim
0
Spread the love

Geçen pazartesi Paris’te France Football dergisinin düzenlediği Altın Top ödül töreni sırasında yaşananlar bir kez daha futboldaki cinsiyet ayrımcılığını gündeme getirdi. Birçok spor dalının aksine futbolda kadınlara karşı daha fazla ayrımcılık ve önyargı var. Dünyada yılın en iyi futbolcusuna verilen Altın Top ödülü gecesinde bile bu önyargılar su yüzüne çıktı.

Ne olmuştu geçen hafta çok kısa hatırlayalım: Başlangıcından 62 yıl sonra bu yıl ilk kez kadın futbolculara da verilen Altın Top’u Fransa Ligi’nde Lyon takımının Norveçli oyuncusu Ada Hegerberg kazandı. Törenin yapıldığı Grand Palais’de, Hegerberg büyük bir gururla tarihin bu ilk Kadınlar Altın Top ödülünü almak için podyuma geldi. Diğer kadın futbolcuların ve herkesin bakışları üzerindeyken Altın Top’u aldı, öptü ve havaya kaldırdı. Zayet kariyerinin en önemli anlarından birinde başka ne yapsın ki?

Bu sırada ödül töreninde yardımcı sunuculuk yapan DJ Martin Solveig ödülün sarhoşluğu içindeki Hegerberg’e “Twerk yapabiliyor musun?” diye soruverdi. Twerk yani kadınların popo sallayarak yaptığı şu dansı yapmayı teklif etti dünyanın en iyi kadın futbolcusuna! Hederberg bozuldu ama sadece “hayır” diyerek konuyu kapattı. Törenin yapıldığı Grand Palais’de soğuk bir hava esti. Ağırlıkla futbolun çeşitli alanlarından gelen konuklar, hayret içinde olan biteni anlamaya çalışıyordu. Yılın en iyi genç oyuncusu ödülünü kazanan Kylian Mbappé ağzı açık vaziyette ekrana geldi bu anda.

Ödül töreninden sosyal medyadaki tepkilerden dolayı sonra yaptığı büyük gafın farkına varan DJ Solveig üzgün olduğunu ifade ettiği bir mesaj yayınladı. Ancak bu mesaj pek de bir özür mesajı gibi değildi. Ada Hegerberg ise törenden iki gün sonra katıldığı bir basın toplantısında olayın çok da üzerinde durmadığını bir kez daha tekrarladı. “O an kendimi o kadar kötü hissetmedim. Öylesine zafer sarhoşuydum ki! Benim için önemli olan Altın Top’u kazanmış olmaktı” diyerek o gafı pek de önemsemediğini söyledi

Muhtemelen başka bir spor dalının en iyilerinin ödüllendirildiği gecede bunların yaşanabileceğini zannedebiliyor musunuz? Hele tenisçi Serena Williams’a bir deneyin yapmayı bakalım? Ya da jimnastikçi Simone Biles’a veya basketbolcu Diana Taurasi’ye… Kimse cesaret bile edemez.

Ama futbolda ediliyor işte. Futbolun içinden gelenler de, gelmeyenler de meşin top peşindeki kadınlara böyle bir tepeden bakıyor, onları küçümseyiveriyor. Altın Top törenindeki yakışıksız şaka denemesi de bence cinsiyetçiliğin yanı sıra futbolcu kadınları küçümsemekten de kaynaklanıyor. “Canım sen de mi futbol oynuyorsun? Tatlı şey seni, top sektirebiliyor musun hiç?” da diyebilirdi mesela.

Halbuki yaklaşık 25 yıldır tüm dünyada ama özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika’da çığ gibi büyüyor kadın futbolu. Erkek futboluna göre dezavantajları ise yola çok geç çıkmış olmaları. Diğer birçok takım sporunda 1960’larda başlayan turnuvalar için 1990’lara kadar bekledi kadın futbolcular. İlk FIFA Dünya Kupası ancak 1991’e düzenlendi örneğin. Erkeklerden tam 61 yıl sonra…

Buna karşılık ilgi hiç de fena değil. Gelecek yıl dünyanın en iyi 24 kadın milli takımı kozlarını bu kez Fransa’da paylaşacaklar 8’inci Dünya Kupası için. Son iki kupada seyirci ortalaması maç başına 26 binin (yazıyla yirmi altı bin) üzerindeydi. Yazıyla yazıyorum çünkü “kadın futbolunu kime izler yeaa” diyen çıkar mutlaka.

Ben de ekim ayında izledim Londra’da kadın futbolcuları. Dünyanın en iyi milli takımlarından ikisi, İngiltere ile Avustralya, Fulham FC’nin stadyumu Craven Cottage’da bir özel maç yaptı. O gün yaklaşık 6 bin kişiydik statta. Çok sayıda kadın seyirci hemen göze çarpıyordu. Bunların önemli bir kısmı da orta öğretim çağında öğrencilerdi. Ellerinde bayraklarla desteklediler her iki takımı da.

Gayet organize, ne oynadığını bilen iki takım vardı sahada. İngiltere güzel bir gol attı Fran Kirby ile, bol bol da pozisyon buldu rakip kalede. Ama asıl dikkatimi çeken sportif becerilerden ziyade oyuncuların sahadaki davranışlarıydı. Elbette bu maçta da fauller yapıldı, bazı oyuncular darbe aldı, hatta sakatlanan da oldu. Ama o erkek maçlarındaki gibi sekiz takla atanlar, rakibinin ilk dokunuşunda kendini yere bırakanlar yoktu sahada. Serbest vuruşlarda topu bir metre ileri taşıyıp kendine avantaj sağlamak isteyenler de yoktu. Keza beğenmedikleri hakem kararlarında hakemin etrafını sarıp neredeyse onu tartaklayan oyunculardan da eser yoktu ya da aut atışı kullanmak için 30 saniyeyi heba eden uyanık kalecilerden…

O gün statta hepimiz sadece futbol izledik, sahtekârlık yapmaya çalışan hiçbir oyuncu yoktu. Üstelik İngiltere’nin bir nizami golü iptal edildi, iki penaltı pozisyonunda da düdük çalmadı. Bu kararların iki önemli erkek milli takımın maçında meydana geldiğini bir hayal edin. Hakeme edilmedik laf kalmazdı herhalde. Kısacası kadın maçında futbolun kendisi var, erkek futbolunun artık korkunç düzeye çıkmış kandırmacalar, sahtekârlıkların hiçbir yok.

Erkeklerin 1000’de biri ekonomi

Buna karşılık yola çok geriden çıktığı için kadın futbolunun pazarlama gücü henüz çok düşük. Bu sebeple kadın futbolunun gelirleri de erkek futboluyla kıyaslanmayacak kadar az. Örneğin Avrupa’nın önde gelen kadın kulüplerinin bütçesinin 500 bin ila 1 milyon Euro seviyesinde. Erkeklerdeki en büyük kulüplerin gelirinin bunun neredeyse 1000 katı olduğunu hatırlatalım.

Halen ABD’de, İngiltere’de ve Fransa’da profesyonel kadın ligleri düzenleniyor. Kadınlar tam zamanlı profesyonel oyunculuk yapabiliyorlar bu sayede. UEFA da 2001’den beri Şampiyonlar Ligi organize ediyor. Ancak buralarda da gelirler henüz yetersiz. UEFA geçen hafta ilk kez Kadınlar Şampiyonlar Ligi’ne yönelik bir sponsorluk anlaşması yaptı.

Bu gelir azlığı kimi kadın futbolcuları da isyan ettiriyor haliyle. Danimarka ve Norveçli kadın futbolcular milli takımda erkek meslektaşlarıyla aynı başarı primlerini almak için sözleşme imzaladılar. ABD Kadın Milli Takımı oyuncuları erkeklerle aynı hakları sağlayan bir sözleşmeyi geçen yıl imzalamıştı futbol federasyonuyla.

Maalesef bunlar istisnai durumlardan ibaret. Örneğin erkeklerde iki Arjantin takımı arasındaki Libertadores Kupası tüm dünyanın dikkatini çekerken kadınlarda aynı kupayı kazanan Kolombiya’nın Aletico Huila takımının oyuncuları havalimanında uçaklarını beklerken çıplak zeminde uyumak zorunda bırakıldılar. Kısacası kadınlar gayet dürüst ve güzel bir futbol oynuyor ama biraz daha fazla mali kaynağa ihtiyaçları var. 2019’da Fransa’daki Dünya Kupası bunu aşma yolunda ilk adım olabilir.

Alp Ulagay /bianet.org

 

Yorum yazmak istiyorum.

Yorum Eklendi